top of page
çırpıcı kampüs-1.jpg
plus3.png

Çırpıcı Kampüs, 2021, İstanbul, Türkiye

Çırpıcı Campus

Çırpıcı çayırı; tarihi Bizans dönemine kadar uzanan bir kent parçasıdır. Bizanslı, sonradan da Osmanlı askerlerinin seferler öncesi hazırlanma alanı olarak kullanılmıştır. çayırın ismi, çayırın par.ası olan Çırpıcı Deresinden gelmektedir. Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemlerinde kent çayırı olarak kullanılmıştır. Proje arazisi bu önemli kent parçasında yer almakta, İstanbul kentinin sanayileşme sürecin içerisinde 1950’li yılların başında tekstil fabrikası olarak kullanılmaya başlanmıştır. Akfil Tekstil fabrikası 1980’li yıllara kadar üretime devam etmiş, uzun sure depo alanı olarak kullanılmıştır. 2018’de ki yangından sonra millet bahçesi içerisinde düşünülmüştür.

 

Çırpıcı Meadow; It is a part of the city whose history dates back to the Byzantine period. It was used as a preparation area for Byzantine and later Ottoman soldiers before campaigns. The name of the meadow comes from Çırpıcı Creek, which is part of the meadow. It was used as an urban meadow during the Ottoman and Republican periods. The project land is located in this important part of the city and started to be used as a textile factory in the early 1950s during the industrialization process of Istanbul. Akfil Tekstil factory continued production until the 1980s and was used as a warehouse area for a long time. After the fire in 2018, it was considered within the public garden.

Bizans’tan Osmanlı’ya askeri hazırlık alanı, Cumhuriyet döneminde ise kent çayırı olarak kullanılan bölge, 1950’lerde sanayileşme ile tekstil fabrikasına dönüşmüştür. 1980’lere kadar üretim, sonrasında depo olarak kullanılan ve 2018 yangınıyla büyük hasar gören endüstriyel yapı stoğu, projenin başlangıç noktasını oluşturur. Mevcut durum, alanın hem tarihi katmanlarını hem de İstanbul’un sanayi mirasını yansıtan ham bir doku sunar.

 

The area, used as a military preparation ground from Byzantine to Ottoman times and an urban meadow during the Republic, was transformed into a textile factory in the 1950s. The industrial building stock, which functioned as production and warehouse space until the 1980s and was heavily damaged by the 2018 fire, constitutes the project's starting point. The existing condition offers a raw texture reflecting both the site's historical layers and Istanbul's industrial heritage.

Tasarım, alanın geçmişindeki “çayır” kimliğini canlandırırken, mevcut endüstriyel karakteri koruyarak yeniden işlevlendirmeyi hedefler. Belediye ve Adliye yapılarını birbirine bağlayan promenade aksı, yerleşimin ana kentsel omurgasını oluşturur. Yıkılmış blokların izlerini takip eden arkatlı peyzaj elemanları, merkezi “avlu” kimliğini yeniden kurarak yapıları bütüncül bir açık alan kurgusu içinde birbirine bağlar.

 

The design aims to revive the historical "meadow" identity while re-purposing the industrial character through preservation. A promenade axis connecting the Municipality and Courthouse buildings serves as the main urban spine of the settlement. Landscape elements with arcades, following the traces of demolished blocks, re-establish the central "courtyard" identity, linking the structures within a unified outdoor configuration.

Kampüs şeması, farklı idari birimler için uzmanlaşmış bloklardan oluşur: S Blok Fen İşleri, B ve C blokları asma katlı Etüt Projeler, R blokları ise Park Bahçeler Dairesi için kurgulanmıştır. H bloğu mutfak ve yemekhane olarak organize edilmiştir. Yapısal çevre düzenlemeleriyle geri kazanılan vaziyet planı ve avlu kurgusu, kampüs içi sirkülasyonu rasyonel ve akışkan bir hiyerarşiyle düzenler.

 

The campus scheme comprises specialized blocks for various departments: Block S for Technical Affairs, Blocks B and C with mezzanines for Survey and Projects, and R blocks for Parks and Gardens. Block H is organized as a kitchen and cafeteria. The site plan and courtyard configuration, reclaimed through structural landscape arrangements, organize the internal circulation with a rational and fluid hierarchy.

bottom of page